Hiçbir aşk sizden daha değerli değil

Sağlıklı bir ilişki kişiyi hem duygusal anlamda tatmin etmeli hem de kendini gerçekleştirmesine izin vermelidir. Hiçbir aşk, kişinin özgürlüğünden ve özgünlüğünden değerli değildir

soru

Henüz 18 yaşındayım. Bir süredir çok sevdiğim bir erkek arkadaşım var. Kendisi 23 yaşında. Çok iyi anlaşıyoruz ancak zaman zaman kıskançlıklarıyla benî bunalttığı oluyor. Kendisi istediği herkesle görüşüyor ama benim en yakın kız arkadaşlarımla bile görüşmemi kısıtlıyor. Eskiden dansa giderdim, ona da laf ediyor. Özgürlüğüm kısıtlandı. Bu durum beni çok rahatsız ediyor. Erkek arkadaşımla konuştuğumda, şımarıklık yaptığımı söylüyor, beni anlamıyor. Onu seviyorum ama böyle bir ilişki de istemiyorum. Bana ne yapmamı önerirsiniz? Zerrin B./Çanakkale

cevap:

18 yaş, duyguların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bazen küçük detaylardan etkilenerek başlayan bir beğeni, kişinin karşısındakini yüceleştirerek ona sahip olmadığı güzel Özellikler giydirmesine yol açar. Bu da, objektif bakmayı bozar. Kişi kendi değerini fark edemeyip, hedefi sadece karşısındakini mutlu etmek ve kaybetmemek olarak koyarsa; özgür ; ve özgün yapısını yitirir, îliş- l ki için gerekli olan en Önemli değer sevgiden çok, sorumluluk almayı bilmektir. Hiçbir zaman tek taraflı çaba yeterli olmayacaktır. “Ne olursa olsun bu ilişki bitmesin” demek yerine, hedefinizi mutlu ve huzurlu bir ilişki yaşamak olarak koymanızı Öneririm.

aşk resimli sözler, aşk resmi

UYUMSUZLUK KİŞİLİK BOZUKLUĞUNDAN KAYNAKLANIYOR OLABİLİR

28 yaşında bir oğlum var. Kendisi çok asabi. Hem arkadaşlarıyla hem de iş hayatında çok sık sorun yaşıyor. Alttan almayı bilmediği için herkesle kavga ediyor. Bu özelliği nedeniyle, ne zaman biriyle ilişkiye girmeye çalışsa sonuç hüsran oluyor. Bu gidişle yapayalnız kalacak. Onu başkalarıyla uyum içinde yasamaya nasıl razı edebilirim? Nebahat Ü ./Antalya

Kişilik kavramı, bireyin kendine özgü olan uyum özelliklerini içerir. Düşünme, algılama ve tepki gösterebilme yetisi ile engelleme ve çatışmalarla baş etme yeteneğini kapsar. Kişilik bozukluğunda davranışlar benliğe yerleşmiştir yani uyum amacıyla esneklik göstermez. Kişilik bozukluğu olanlar, uyumla ilgili problem yaşar. Çocuklukta oluşan bu durum, sosyal hayatta ve iş yaşjamında bozulmalara yol açar. Öte yandan, kişi bu yapıdan memnun da olabilir. Kendini çevreye değil, çevreyi kendine uydurmaya çalışır. İçine girdiği güç durumlarda çevreyi suçlar ve aynı davranıştan tekrarlar. Kişiliğin organizasyonu 20’li yaşların ortala-nnda neredeyse tamamlansa da, gelişim ve değişim ömür boyu sürer. Tanı konulurken acele edilmemelidir. Tedavisinde psikolojik destek kadar kişinin isteği de önemlidir.

İLİŞKİ KARŞILIKLI GÜVEN OLMADAN YÜRÜMEZ

22 yaşındayım ve 2 yıldır benden 5 yaş büyük bir adamla birlikteyim. Başlangıçta çok iyi anlaşıyorduk ancak zamanla çok kavga eder olduk. Ben ailemle yaşıyorum ve Özellikle gece d ı san çıkma konuşunda izin sıkıntısı yaşıyorum. Sevgilimin kendi evi var, çok rahat yaşıyor. Onunla çıkamadığım zamanlarda, meraktan sık sık telefon ediyorum. Bu durum onu çok sıkıyor, Üzerinde baskı oluştuğunu söylüyor. Ayrılmanın eşiğine geldik. Onu kaybetmek istemiyorum. Ne yapmalıyım? Berna C./İstanbul

Güvensizlik önceden tecrübe edilen yani öğrenilen bir durum olabilir. 8u noktada, sevgilinizin sizin güveninizi kıracak hareketlerde bulunup bulunmadığı son derece önemlidir. Böyle bir durum yoksa; işe sevgilinizin arkadaş çevresiyle özellikle de akşamlan siz yokken görüştüğü kişilerle tanışarak başlayabilirsiniz. Endişelendiğiniz konulan onunla konuşmaktan çekinmeyin. Birlikte olan iki kişinin birbirlerine ayn geçirdikleri zaman dilimleri hakkında ölçülü açıklamalar yapması, hesap vermek değildir. Aksi takdirde kişi, belirsizlikleri ve boşluktan içinde bulunduğu ruh haline göre kendince doldurur. Bu da, yanlış değerlendirmelere yol açar. Sevgilinize karşılıklı güvenin ve ilginin ilişkiniz için önemini anlatmalısınız. Kıskançlığınız ve güvensizliğiniz azalmazsa, profesyonel yardım almaktan çekinmeyin.

 

KENDİNİZİ SEVMEDEN SOSYAL FOBİLERİNİZİ YENEMEZSİNİZ

27 yaşındayım. Benim en büyük sorunum çok fazla içime kapanık olmam. Sadece çok yakın arkadaşlarımın yanında rahat hareket edebiliyorum. Yeni girdiğim ortamlarda insanlarla iletişim kurmakta zorlanıyorum. Bu durum asosyal gibi algılanmama yol açıyor. Hem özel hayatım hem de mesleki yaşantım, utangaçlığımdan olumsuz etkileniyor. Kendime güvenmeyi öğrenmek, kendimi her ortamda kolayca ifade edebilmek için nasıl bir yol izlemeliyim? Ebru Y./Ankara Anlattığınız sorunlara genellikle mükemmeliyetçi, detaylara ve başkalannın kendileriyle ilgili ne düşündüğüne fazla önem veren kişilerde rastlanmaktadır. Sosyal ortamlara girdiğimizde, çoğumuz hafif bir kaygı duyabiliriz. Hafif

kaygı, bireyin kendi ayaklan üzerinde daha sağlam durmasını ve çevresine karşı daha duyarlı olmasını sağlar. Sosyal fobi yaşayan insanlar ise kalabalık yerlere girdiklerinde, bi-, rine telefon açtıklarında, başkalanyla birlikte yemek yediklerinde yani diğer insanlann ilgisini çekecek bir performans sergilediklerinde yoğun utanç duyarlar. Aşağılanmaktan ve gülünç duruma düşmekten korkarlar. Huzursuzluk belirtileri gösterir ve bunlann başkaları tarafından fark edilmesinden çekinirler. Toplumsal ortamlardan kaçarlar. Ancak kaçtıkça kaygılan artar. Sosyal fobiler tedavi edilebilir. Öncelikle kendinizi sevmeyi öğrenmelisiniz. Gerekirse bunun için psikolojik destek alın. Bunu başanrsanız, korkularınızın üzerine gidip onları aşabilirsiniz.

 

« ideal bebek için beslenin

Beden hareketleri göğüsleri büyütür mü? »

Benzer Yazılar

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir